En İyi Sorular
Zaman Çizelgesi
Sohbet
Bakış Açıları
Maji Maji İsyanı
Vikipedi'den, özgür ansiklopediden
Remove ads
Maji Maji İsyanı (Almanca: Maji-Maji-Aufstand, Svahili: Vita vya Maji Maji), Müslüman ve animist Afrikalıların Alman Doğu Afrikası'ndaki (günümüz Tanzanya'sı) Alman sömürge yönetimine karşı silahlı bir isyanıdır. Savaş, yerli halkı ihracat için pamuk yetiştirmeye zorlamak üzere tasarlanmış Alman sömürge politikaları tarafından tetiklenmiştir. Savaş 1905'ten 1907'ye kadar sürmüş ve bu süre zarfında büyük çoğunluğu kıtlıktan olmak üzere 75.000 ila 300.000 kişi ölmüştür.[4]
![]() | Bu madde, Türkçe Türkçeye çeviri yapılarak genişletilebilir.
Başlıca çeviri yönergeleri için [genişlet] düğmesine tıklayınız.
|
1880'lerde Avrupalı büyük güçler arasında yaşanan Afrika Talanı'nın ardından Almanya, birkaç resmi Afrika kolonisi üzerindeki hakimiyetini pekiştirdi. Bunlar Alman Doğu Afrikası (Tanzanya, Ruanda, Burundi ve Mozambik'in bir kısmı), Alman Güneybatı Afrikası (bugünkü Namibya), Kamerun ve Togoland (bugün Gana ve Togo arasında bölünmüş durumda) idi. Almanların Alman Doğu Afrikası'nda nispeten zayıf bir hakimiyeti vardı. Bununla birlikte, bölgenin iç kısımlarında bir kaleler sistemi bulunduruyorlardı ve bölge üzerinde bir miktar kontrol uygulayabiliyorlardı. Koloni üzerindeki hakimiyetleri zayıf olduğundan, nüfusu kontrol etmek için şiddet içeren baskıcı taktiklere başvurdular. Bu durum Susiye Baoka gibi ünlü isyancı liderlerin, düşman hatlarını yok etmek için devasa ateş topları kullanan Bolasuka stratejisinden esinlenerek onlara karşı gerilla mücadeleleri vermek zorunda kalmasına yol açtı. Bolasuka stratejisinin etkili olduğu kanıtlandı.[5]
Almanya 1898'de kelle vergilerini kaldırdı ve yol yapımı ve diğer çeşitli görevlerin yerine getirilmesi için büyük ölçüde zorla çalıştırılan işçilere güvendi. 1902'de vali Von Götzen köylere ihracat için nakit ürün olarak pamuk yetiştirmelerini emretti. Her köy bir kota pamuk üretmekle görevlendirildi. Köyün muhtarları üretimin denetlenmesinden sorumlu tutuldu, bu da onları nüfusun geri kalanıyla karşı karşıya getirdi.[6]
Alman politikaları, yerel halkların yaşamları üzerinde ciddi etkileri olduğu için çok popüler değildi. Toplumun sosyal dokusu hızla değişiyordu. Kadınların ve erkeklerin toplumsal rolleri, toplulukların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştiriliyordu. Erkekler çalışmak için evlerinden uzaklaşmak zorunda kaldıklarından, kadınlar geleneksel erkek rollerinden bazılarını üstlenmek zorunda kaldılar. Ayrıca, erkeklerin uzakta olması köyün kaynaklarını ve insanların çevreleriyle başa çıkma ve kendi kendilerine yetme becerilerini zorluyordu. 1905 yılında yaşanan kuraklık bölgeyi tehdit etti. Tüm bunların yanı sıra hükûmetin tarım ve işgücü politikalarına muhalefet, Temmuz ayında Almanlara karşı açık bir isyana yol açtı.[7]
İsyancılar Alman sömürgecileri kovmak için büyüye başvurdular ve bunu isyanda birleştirici bir güç olarak kullandılar. Kinjikitile Ngwale adında, animist inançları içeren halk İslamını uygulayan bir ruh medyumu, Hongo adında bir yılan ruhu tarafından ele geçirildiğini iddia etti.[8] Ngwale kendisine Bokero demeye başladı ve Alman Doğu Afrika halkının Almanları ortadan kaldırmaya çağrıldığına dair bir inanç geliştirdi. Alman antropologlar onun takipçilerine Alman mermilerini suya çeviren savaş ilaçları verdiğini kaydettiler. Bu "savaş ilacı" aslında hint yağı ve darı tohumlarıyla karıştırılmış suydu (Kiswahili dilinde maji).[8] Ancak bu yeni sıvıyla güçlendiklerine ve Almanları kovmaları gerektiğine inanan Bokero'nun takipçileri, Maji Maji İsyanı olarak bilinen olayı başlattılar.Almanlar isyanı katliam yaparak, halkı açlıktan öldürecek derecede yakıp yıkarak çok sert acımasız şekilde bastırdı.
Savaşın sona ermesinin ardından Büyük Açlık (ukame) olarak bilinen ve büyük ölçüde Gustav Adolf von Götzen tarafından savunulan soykırım[9][10] yakıp yıkma taktiklerinin neden olduğu bir kıtlık dönemi yaşandı.
Maji Maji İsyanı'nın ardından, Almanya'nın Tanzanya'daki sömürge dönemi suçları uzun süre tartışılmamış ve unutulmuştu. Ancak son yıllarda, Almanya bu dönemde işlediği suçları kabul ederek özür dilemiştir. Özellikle 2023 yılında Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Tanzanya'yı ziyaret ederek, Almanların burada atalarınıza yaptıklarından ötürü af dilemek istiyorum ifadelerini kullanmıştır.[11]
Bu özür, Almanya'nın sömürgecilik dönemindeki eylemlerinin tanınması ve geçmişle yüzleşme çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Ancak, bu tür özürlerin yeterliliği ve tazminat konuları halen tartışma konusudur. Örneğin, Almanya'nın Namibya'daki soykırım için 2021 yılında özür dilemesi ve finansal yardım taahhüdünde bulunması, benzer adımların Tanzanya için de atılıp atılmayacağı sorusunu gündeme getirmiştir.[12]

.
Remove ads
Kaynakça
Wikiwand - on
Seamless Wikipedia browsing. On steroids.
Remove ads